<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blog | Beautiful Minds</title>
	<atom:link href="https://psychoteraphy.com/category/blog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psychoteraphy.com</link>
	<description>Sezer Ergör - Uzman Psikolog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 May 2018 02:16:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-FullSizeRender-757x1024-1-32x32.jpg</url>
	<title>Blog | Beautiful Minds</title>
	<link>https://psychoteraphy.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bilinçaltı ve Etkileri</title>
		<link>https://psychoteraphy.com/bilincalti-ve-etkileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 May 2018 02:16:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://box5179.temp.domains/~otelimin/psychoteraphy/?p=1551</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wpb-content-wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-3 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center wpb_content_element">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<div class="vc_single_image-wrapper   vc_box_border_grey"><img decoding="async" width="200" height="200" src="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" title="Sezer_Ergor_Culcuoglu_1" srcset="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg 200w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-150x150.jpg 150w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-135x135.jpg 135w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></div>
		</figure>
	</div>
<h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >Sezer ERGÖR – Uzman Psikolog</h6><h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >sezerergor@gmail.com</h6></div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-9 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bilincimiz, zihnimizin yüzde yedi’lik bir kısmını oluştururken, bilinçaltımız zihnimizin yüzde doksan üç’lük bir kısmını oluşturmaktadır. Bilinçaltımız, yaşantımız boyunca, iyi kötü demeden, birbiriyle ilintili anıları biriktirdiğimiz bir çöp deposu gibidir.</p>
<p>Bilinçaltı, bizim görmediklerinizi görür. Bilinçaltı, sakladığı bilgileri olur olmadık zamanda ortaya çıkarabilir. Saçma sapan şeylerden saçma sapan şeylerin bağlantısını kurabilen sihirli bir değnek gibidir.</p>
<p>Gördüğümüz rüyalar da, bilinçaltında biriktirdiğimiz (anı ve izlenimlerimizin) bir yansımasıdır.</p>
<p>Bilinçaltı ile, bilinçüstü arasındaki ince çizgi de irademiz, bir başka deyişle “bilirkişi” görevini üstlenmiş olan bir danışmanımızdır. Danışman, altığımız her türlü sosyal, kültürel etkilenimlerimizin, doğrultusunda verilecek olan kararları denetleyerek, raporunu bilince sunar. Doğru ve yanlışlarımızın denetlendiği bir giriş çıkış kapısı gibidir.  Bir nevi süzgeç görevi görür. Yargılarımız ve kararlarımızda etkilidir. Kararlarımızı verirken ya kalıp savaşma, ya da kaçıp uzaklaşma kararını alırız. Kaçıp uzaklaştıklarımız genellikle yaşanılan bir travma sonrası oluşmuş duygu ve düşüncelerimizdir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bilinçaltına, direk olumsuz bir anı etiketiyle atılır, ya da unutup üstünü örtme kararı alınır. Savaşıp kazandıklarımız sonrası edindiklerimiz ise, olumlu etiketiyle yine bilinçaltında korumaya alınır. Günlük yaşamınızda,  tüm kararlarımızın dikkatle kontrol edilerek, anlık kararlar verdiğinizi düşünsek de, araştırmalar bize günlük kararlarımızın çoğunun aslında bilinçaltından geldiğini söylüyor. Her bir saniyede beyinlerimiz onbir milyondan fazla veri parçasını işliyor ve bilinçaltı burada devreye girip “destek kuvvet” görevin üstlenerek, bilirkişi süzgecinden geçirerek, hangi kararı, neden vermemiz konusunda karar vermemizi sağlıyor.</p>
<p>Bilinçaltında kalan, yaşanan travma sonrası bastırılmış tüm duygu ve düşünceleriniz; halının altında biriken çöpler gibidir. Üstünü ne kadar temizlerseniz temizleyin, gün gelecek, altında biriktirdiğiniz çöpler sizi rahatsız edecek, biriktirdikçe yürümeniz, oturmanız, kalkmanız zorlaşacaktır. Ve öyle bir gün gelecektir ki, artık, o halının üstünde hiçbir iş yapamayacak hale geleceksiniz; tıpkı bilinçaltınızda biriktirdiğiniz, üstünü örttüğünüz travma sonrası yaşadığınız kötü duygularınız gibi. Onları, profesyonel bir psikolog ile ortaya çıkarıp, onlarla yüzleşmediğiniz sürece de, rahatsızlığınız katlanarak büyüyecek ve dayanılmaz bir hal alarak sizi depresyon, panik atak ve diğer birçok değişik türdeki psikolojik rahatsızlıklara sürükleyecektir.</p>
<p>Bilinçdışınızda kalan, travma sonrası bastırdığınız ve sizi içten içe kemiren, rahatsız eden, bastırılmış duygularınızdan kurtulmanız için de, harmanlanmış, psikodinamik ve analitikal hipnoterapi teknikleri en uygun ve çözüme en yakın olan tekniklerin bileşenidir. Bunun için de, konusunda uzman bir psikolog ya da psikiyatrist’ten  hipnoterapi seansları almak gerekmektedir. Son yıllarda ortalıkta hızla çoğalan, salt hipnoterapi seansları uygulayan kişilerin sunacağı hizmet, sizde kalıcı bir iyileştirme sağlamayacaktır.</p>
<p>Bilinçaltınızın her türlü rahatsız edici çöplerinden kurtulduğu, mutlu sağlıklı ve huzur dolu günler geçirmeniz dileklerimle…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tel: 07766077155</p>
<p>Sezer Ergör (Culculoglu)</p>
<p>Uzman Psikolog</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div></div></div></div></div>
</div><p>The post <a href="https://psychoteraphy.com/bilincalti-ve-etkileri/">Bilinçaltı ve Etkileri</a> first appeared on <a href="https://psychoteraphy.com">Beautiful Minds</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Panik Atak ve Tedavisi</title>
		<link>https://psychoteraphy.com/panik-atak-ve-tedavisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 May 2018 02:13:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://box5179.temp.domains/~otelimin/psychoteraphy/?p=1548</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wpb-content-wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-3 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center wpb_content_element">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<div class="vc_single_image-wrapper   vc_box_border_grey"><img decoding="async" width="200" height="200" src="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" title="Sezer_Ergor_Culcuoglu_1" srcset="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg 200w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-150x150.jpg 150w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-135x135.jpg 135w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></div>
		</figure>
	</div>
<h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >Sezer ERGÖR – Uzman Psikolog</h6><h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >sezerergor@gmail.com</h6></div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-9 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Panik bozukluğun en önemli belirtisi “kötü bir şey olacakmış hissidir.” Kişi başına kötü bir şey geleceğinden, öleceğinden, çıldırmak ve delirmekten, kontrolünü kaybedeceğinden korkar.</p>
<p>Panik atak sıklığı genelde değişkendir. Tek bir günde birden çok atak yaşanabileceği gibi, bütün bir yıl içerisinde sadece birkaç atak geçiren kişiler de olabilir. Panik ataklar sadece panik bozukluğa özgü olmadıklarından kesin tanı için yeterli değillerdir. Panik ataklar, bir çok psikiyatrik bozuklukta görülebilir; özgül fobi, sosyal fobi, travma sonrası stres bozukluğu, depresif bozukluklar gibi… Panikatak kadınlarda erkeklere oranla 3 – 4 kat daha fazla görülmektedir.Daha çok genç erişkin dönemde başlar. 35 yaş civarında daha çok görülür. 45 yaşından sonra nadirdir. Panik atak genelde 5- 20 dakika sürer. Nadir de olsa bir saat kadar uzun sürebilir. Genel gerginlik ve sinirsel rahatsızlık duyguları ile yavaş yavaş ve sinsi bir biçimde başlayabilir ya da ani bunaltı ataklarının birden patlak vermesi ile kendini gösterebilir.</p>
<p>İlk panik atağı çoğunlukla kendiliğinden ortaya çıkan bir ataktır. İlk belirtiler genelde aşırı bir korku ve ölecekmiş gibi olma duyumudur. Kişiler kalp krizi geçirdiklerini düşünürler. Hatta, kalp çarpıntılarının ve göğüslerinde duydukları ağrının ölmek üzere olduklarının birer belirtisi olduğuna inanırlar. Panik bozukluğu olan kişiler, fobik bozukluk, depresyon, iki uçlu duygu durum bozukluğu, saplantı zorlantı bozukluğu sıklıkla birlikte bulunabilir. Panik bozukluğunda nöbetler dışında kişiler genelde sağlıklı bir görünümdedir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Tedavi sonrası rahatsızlığın tekrarlama riski az da olsa vardır. Özellikle sadece ilaçlı tedavi uygulandığında yeterli güven ortamı oluşmadığından geri dönüşler daha kolay hale gelmektedir. Hipnozla desteklenen psikoterapi yöntemlerinde ise geri dönüşler daha zor olmaktadır. Panik atak krizi esnasında görünen belirtiler ise o kişide panik atak yaratan geçmiş olaylarda yaşanan olaylarla bağlantılı sıkışmış kalmış duyguların boşalma çabasından başka bir şey değildir. Bu duygular hipnoz tedavisi sırasında tedaviyi başarılı kılmada çok işe yararlar. Boğazda tıkanma hissi kişinin geçmişte bunu yaratan ilk olaylarda bağırması ya da bir şey söylemesi gereken ortamda bu eylemi gerçekleştirememiş olmasıdır. Korktuğu halde bağıramamış, yanıt verememiş, ağlayamamıştır. Ve sıkışmış tepki olumsuz duygu haline dönmüştür. Yani geçmişin hipnoz hali devam eder. Zaten panik atak krizi başlı başına hipnoz halidir. Bilincimizle kontrol edemediğimiz her durumda hipnoz hali var demektir. Biz de kişinin oluşturduğu bu hipnoz halini, hipnoterapi ile çözmekteyiz. Panik atak sırasındaki korku hali gerçek korku değildir. Gerçek korku,hayatta kalabilmemiz için gereklidir. Kişinin hissettiği korku, daha önce yaşadığı bir korkuyu hatırlatan obje ya da etmen ile yeniden karşılaşma korkusudur. Bu çocukluğunda kendisine saldıran bir köpek, vurulurken korktuğu bir iğne, ya da korkusunu göstermemek için bastırdığı duyguları olabilir.</p>
<p>Hipnoterapi,gerçekle bağdaşmayan bu olumsuz duyguları bilinçaltından kaldırmaya yarar,bilinçaltına artık tehlike olmadığını öğretir. Tedavi şansı nedir? Hipnoz destekli psikodinamik psikoterapilerle yapılan tedavilerde başarı şansı yüksektir. Eğer tedavi protokolüne, uygun bir ilaç da eklenirse tedavi olma ihtimali % 90’lara kadar yükselmektedir. Sadece ilaçlı tedavide bu oran düşmekte, üstelik geri dönme ihtimali de bir hayli artmaktadır.</p>
<p>Panik ataksız, güzel ve huzurlu günlere ulaşmak için arayın.</p>
<p>Tel: 07766077155</p>
<p>Sezer Ergör (Culculoglu)</p>
<p>Uzman Psikolog</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div></div></div></div></div>
</div><p>The post <a href="https://psychoteraphy.com/panik-atak-ve-tedavisi/">Panik Atak ve Tedavisi</a> first appeared on <a href="https://psychoteraphy.com">Beautiful Minds</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklardaki Kaygı ve Korkular</title>
		<link>https://psychoteraphy.com/cocuklardaki-kaygi-ve-korkular/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 May 2018 02:10:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://box5179.temp.domains/~otelimin/psychoteraphy/?p=1545</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wpb-content-wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-3 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center wpb_content_element">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<div class="vc_single_image-wrapper   vc_box_border_grey"><img decoding="async" width="200" height="200" src="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" title="Sezer_Ergor_Culcuoglu_1" srcset="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg 200w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-150x150.jpg 150w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-135x135.jpg 135w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></div>
		</figure>
	</div>
<h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >Sezer ERGÖR – Uzman Psikolog</h6><h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >sezerergor@gmail.com</h6></div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-9 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Hepimiz yaşamımızın bir döneminde korku ve kaygı duyguları yaşarız. Bu en küçük bir çocuktan, yetişkin bir bireye kadar uzanabilir.</p>
<p>Kaygı ; belirgin bir nedene bağlı olmayan sıkıntı ve gerginlik hali diye tanımlanabilir. Genellikle bireyin güvenliğinin tehdit altında olmadığı her hangi bir durumda ortaya çıkar ancak birey geçerli bir neden olmasa da kendisini tehdit altında hisseder. Çocukların belli durumlarda kaygı duymaları aslında yararlıdır çünkü kaygı duygusunun varlığı, çocuğu daha temkinli davranmaya yönlendirir. Örneğin, ateşten korkan bir çocuk, yanan bir ocaktan uzak durmayı öğrenir.</p>
<p>Korku ve kaygı bireyin içinde bulunduğu yaş aralığına göre farklı özellikler gösterir. 10-18 aylık bebekler yabancı korkusu yaşarlar bu nedenle tanımadıkları kişileri gördüklerinde anne-babalarına daha çok yapışırlar. Bu korkularından dolayı anne-babadan ayrılmak istemezler, anne-baba onları bıraktıklarında ağlayarak tepki gösterirler.</p>
<p>3-6 yaş arası çocuklar gerçek olmayan hayali nesne ve durumlardan korkarlar örneğin öcü,canavar,yaratık,hayalet ,cinler-periler gibi.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>6-12 yaş arasındaki çocukların korkuları daha çok gerçek olaylarla ilgilidir. Örneğin eve hırsız girmesinden, deprem-yangından, kaçırılmaktan, trafik kazası geçirmekten, kaybolmaktan korkabilirler. Bu korkular genellikle yaşanan bir olayın ardından tetiklenir ve çocuk korktuğunu ifade etmeye başlar. Örneğin başka bir eve hırsız girdiğini duyan çocuk, geceleri korkmaya ve anne-babasının yatağına gelmeye başlar. Ya da televizyon veya bilgisayarda gördükleri bir haberden etkilenebilirler.</p>
<p>Bazı durumlarda bir korkunun yerini başka bir korku alabilir; önceleri karanlıktan korkan bir çocuk, daha sonra anne veya babasına bir şey olacağından korkmaya başlayabilir.</p>
<p>Ergenlik döneminde yaşanan en yoğun korku; sosyal korkulardır; kalabalık önünde rezil olmak,arkadaşı tarafından alay edilmek, gruba dahil edilmemek ve yalnız kalmak gibi</p>
<p>Kaygılı Çocuklarda Gözlenen Belirtiler Nelerdir?</p>
<p>Kaygılı çocuklar genellikle ortak özellikler gösterirler. Bu özelliklerden en sık gözlenenler;</p>
<p>Anne-babaya aşırı bağımlı olma</p>
<p>Okula giderken anneden ayrılmak istememe</p>
<p>Kalabalıkta ortamlarda huysuz,hırçın olma, anneye babaya yapışma</p>
<p>Uykuya dalmada zorluk veya gereğinden fazla uyuma</p>
<p>Ellerin aşırı terlemesi</p>
<p>Kalp atışlarının hızlanması</p>
<p>Sık sık mide bulantısı, karın ağrısı, baş ağrısından yakınma</p>
<p>Aynı soruları sık sık yineleme, örneğin hırsızdan korkan bir çocuğun kapının kilidi hakkında aynı soruyu defalarca sorması</p>
<p>Sosyal izolasyon, diğer çocuklardan uzaklaşma</p>
<p>Okulda dikkat sorunları</p>
<p>Davranış sorunları</p>
<p>AİLELERE ÖNERİLER</p>
<p>Her yetişkin problemi için nasıl tek bir çözüm yok ise, her çocuk için de tek ve standart bir çözüm söz konusu olamaz. Bu nedenle çocuğu iyi tanımak, gözlemlemek ve çocuğa göre yöntem belirlemek önemlidir.</p>
<p>Öncelikle yaşadığı korkunun/kaygının gerçek olduğunu ve çocuğunuzun elinde olmadan</p>
<p>yaşadığı duygular olduğunu unutmayın. Anne/Baba’ya gerçek dışı veya anlamsız gelen</p>
<p>bir şey küçük çocuklar için çok gerçek ve korkutucu görünebilir. Çocuğunuzun</p>
<p>kaygılarını dinleyin ve anlamaya çalışın. Konuşmak istemediği durumlarda, birlikte resim</p>
<p>yapabilir veya oyun oynayabilirsiniz. Resim veya oyun aracılığıyla kaygısı hakkında</p>
<p>önemli bilgiler elde edebilirsiniz.</p>
<p>Korkularını paylaştığında duygusunu kabul edin.“Çok korkmuş olmalısın.” “Bu konu senin canını sıkmış görünüyor.” “Hepimizin böyle korkuları olabilir.”gibi cümleler kurun.</p>
<p>Çocuğunuzu iyi gözlemleyin ve ondan yapamayacağı şeyler beklemeyin. Yapamadığı</p>
<p>durumlarda çocuğunuzu destekleyin, sakin bir şekilde tekrar denemesi veya olumlu bir</p>
<p>adım atması için teşvik edin.</p>
<p>Çocuğunuz endişelenmeye eğilimli bir yapıya sahip ise, yeni durumlar öncesinde</p>
<p>(boşanma, taşınma, kardeş doğumu, okula başlama vb.) çocuğunuzu zihinsel olarak</p>
<p>hazirlayin. Korkutma, bir disiplin aracı değildir.</p>
<p>Her ne olursa olsun çocuğunuzu korkutacak söylemlerde bulunmaktan kaçının  .</p>
<p>“Uslu durmazsan bırakır giderim.” “Beni üzersen hastalanırım, annesiz/babasiz kalırsın”</p>
<p>“Uyumazsan öcü geliyor.”</p>
<p>Korktuğu durumdan veya nesneden kaçınması konusunda desteklemeyin ancak çocuğu zorlayarak, korkusuyla da yüzleştirmeyin. Korkularını kademeli olarak ele almalısınız. Önce küçük adımlarla başlayın. Örneğin havuza girmekten korkuyorsa, havuza birlikte girmekle işe başlayabilirsiniz.</p>
<p>Kaygılarını eleştirmeyin, küçümsemeyin.  “Korkacak ne var ki?”  “ Erkek çocuk korkar</p>
<p>mı?” gibi konuşmalardan uzak durun. Bu ifadeler korkusunu yatıştırmanın aksine</p>
<p>anlaşılmadığını hissettirecektir.</p>
<p>Kaygısını azaltmak için sevdiği herhangi bir aktiviteyi (yüzme, dans, cimnastik, bisiklet, ip</p>
<p>atlamak vb.) yapması konusunda çocuğunuzu destekleyebilirsiniz.</p>
<p>Kaygısını denetim altında tutmak için başa çıkma mekanizmalarını öğretin.</p>
<p>Ayrıca, çocuğunuz ile korkusu hakkında konuşurken hissettiği korkuyu 0-10 arasında derecelendirme teknigini kullanabililirsiniz.  Eğer çocuk çok korkuyorsa 10 hiç korkmuyorsa 0 puan verebilir. Çocuğun korkusunu objektif olarak değerlendirmeye çalışması aslında korkusunun şiddetinin o kadar yüksek olmadığını ona gösterebilir. Sayı kavramı henüz tam oturmamış daha küçük çocuklarda ise; vücutlarını ölçü olarak kullanmalarını öğretebilirsiniz.Örneğin; Ayak bileğine kadar az, dizine kadar azdan biraz daha fazla, karnına kadar orta, göğsüne kadar çok, başına kadar ise çok şiddetli gibi. Bunun ve benzeri sorunlar için uzman bir psikologdan yardım almanız daha doğru olur.</p>
<p><em>Uzman Psikolog/Hipnoterapist</em></p>
<p><em> Sezer Ergör (Cülcüloğlu)</em></p>
<p><em>İletişim: 07766077155</em></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div></div></div></div></div>
</div><p>The post <a href="https://psychoteraphy.com/cocuklardaki-kaygi-ve-korkular/">Çocuklardaki Kaygı ve Korkular</a> first appeared on <a href="https://psychoteraphy.com">Beautiful Minds</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanma Süresince ve Ardından Yapılması Gerekenler</title>
		<link>https://psychoteraphy.com/bosanma-suresince-ve-ardindan-yapilmasi-gerekenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 May 2018 01:55:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://box5179.temp.domains/~otelimin/psychoteraphy/?p=1537</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wpb-content-wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-3 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center wpb_content_element">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<div class="vc_single_image-wrapper   vc_box_border_grey"><img loading="lazy" decoding="async" width="200" height="200" src="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" title="Sezer_Ergor_Culcuoglu_1" srcset="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg 200w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-150x150.jpg 150w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-135x135.jpg 135w" sizes="auto, (max-width: 200px) 100vw, 200px" /></div>
		</figure>
	</div>
<h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >Sezer ERGÖR – Uzman Psikolog</h6><h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >sezerergor@gmail.com</h6></div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-9 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Boşanma fikrinin kabul edilip, uygulanmaya başlamasının ardından, aile bireyleri arasında, korku ve kaygılar meydana getirebilir; dolayısıyla aile bireyleri, bu korku ve kaygılarını giderebilmek için farklı yollar seçerler. (çocukların anne-baba rolünü üstlenmeye çalışması, anne-babaya aşırı düşkünlük) Anne/ Baba’nın ayrılma kararı almasından sonra, kimin evden ayrılacağı, kimin kalacağı da farklı sorunlara yol açar. Çocuklar Anne/Babaların birinden ve/veya kardeşlerden ayrılmak zorunda kaldığında, aslında kime sadık kalınmalı konusunda kendi içlerinde büyük çatışmalar yaşarlar.</p>
<p>Çiftlerin boşanmaya karar vermesinden sonra da birlikte aynı evde yaşamaya devam etmeleri ev içerisinde soğukluğun hakim olmasına ve karşılıklı yabancılaşmaya neden olur. İki farklı evin harcamalarını karşılamak zorunda olmanın getirdiği maddi yükümlülükler ve zorluklar, aile üyelerini alıştıkları konfordan ödün vermek zorunda bırakır. Bunun sonuncunda aile üyelerinde anksiyete belirtileri, depresyon hali ya da dışa vurum (madde kullanımı, okulda başarısızlık) hallerine rastlanılabilir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Yeni aile üyelerinin(üvey anne/baba) devreye girecek olması veya onların varlığı durumlarında, arada uzlaşma veya uzlaştırma sorunları yaşanabilir. Tek yaşamaya başlayana anne veya babalar, özellikle de eski eşin yetersiz destek verdiği ya da hiç destek vermediği durumlarda, çocuk yetiştirirken birçok sorunla karşılaşırlar. Çocuklar da ne yazık ki, Anne/ Baba’larının evliliklerinin bitmesinden kendilerini sorumlu tutarlar, suçluluk hissi yaşamaya başlarlar.</p>
<p>Şunları bilmekte yarar var. Boşanma kararı almış ya da boşanmış aileler asla anormal değildirler.</p>
<p>Boşanmalar sanılanın aksine zor dönemlerde değil, zenginlik ve rahatlık dönemlerinde artar.</p>
<p>Araştırmaların gösterdiği kadarı ile kadınların evliliklerine katlanma nedeni; kendilerine ve çocuklarına yeterli desteği ve geleceği sağlayamama korkusu gelmektedir</p>
<p>Ne yazık ki, çocuklar boşanmalarda sıklıkla bir silah olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>Boşanma süresince başlıca yapılması gerekenler şöyle sıralanabilir:</p>
<p>1) İyi bir boşanma süreci yaşayan ailelerin çocuklarıdiğer ailelerin çocukları kadar sağlıklı veuyumlu bir geleceğe sahip olabilirler.</p>
<p>2) Uygun olabilecek bir yardım alarak, öncelikle kendi duygularınızı kontrol altına almayı, onlarla yüzleşmeyi, neyi, nasıl ve hangi zamanda söyleyeceğinizi kendinize öğretebilirsiniz.</p>
<p>) Çocukların boşanma sürecinde bu durumu izleyen bir obje olduğu değil, bunu gerçekten içten yaşayan bir birey olduğu bilinmelidir.</p>
<p>4) Çocuklar boşanma konusunda yeterince bilgilendirilmezse, bu durumdan kendilerini sorumlu tutabilirler.</p>
<p>5) Boşanma sonrası birlikte geçirilecek vakitler uygun ayarlanmalı ve aksatılmamalı. Anne- babalık yine ortak bir biçimde sürdürülmeye devam edilmeli.</p>
<p>6) Çocuk kiminle kalmak isterse ve kimi kendine yakın hissederse onunla birlikte yaşamalı.</p>
<p>7) Araştırmalarda yeniden evlenme oranları yüksek olduğu için çiftler kendilerini yeniden aile kurmaya ve üvey anne/ baba olmaya hazırlamalıdır.</p>
<p>8) Yeniden evlenen kişilerde uygun olan yapılanma geniş ve büyük bir aile modelinde (boşanan çiftler, üvey ana-baba, üvey kardeşler)algılanmalı ve bu çerçevede ilişkiler sürmelidir.</p>
<p>9) Bu süreci sağlıklı olarak atlatmak içim alanında uzman psikologlardan yardım alınmalıdır.</p>
<p>Uzman Psikolog / Hipnoterapist</p>
<p>Sezer Ergör (Cülcüloğlu)</p>
<p>İletişim:</p>
<p>Tel: 07766077155</p>
<p>mail: sezerergor@gmail.com</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div></div></div></div></div>
</div><p>The post <a href="https://psychoteraphy.com/bosanma-suresince-ve-ardindan-yapilmasi-gerekenler/">Boşanma Süresince ve Ardından Yapılması Gerekenler</a> first appeared on <a href="https://psychoteraphy.com">Beautiful Minds</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşan/ma</title>
		<link>https://psychoteraphy.com/bosan-ma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 May 2018 01:39:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://box5179.temp.domains/~otelimin/psychoteraphy/?p=1532</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wpb-content-wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-3 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center wpb_content_element">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<div class="vc_single_image-wrapper   vc_box_border_grey"><img loading="lazy" decoding="async" width="200" height="200" src="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" title="Sezer_Ergor_Culcuoglu_1" srcset="https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1.jpg 200w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-150x150.jpg 150w, https://psychoteraphy.com/wp-content/uploads/2018/05/Sezer_Ergor_Culcuoglu_1-135x135.jpg 135w" sizes="auto, (max-width: 200px) 100vw, 200px" /></div>
		</figure>
	</div>
<h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >Sezer ERGÖR – Uzman Psikolog</h6><h6 style="text-align: center;font-family:Abril Fatface;font-weight:400;font-style:normal" class="vc_custom_heading vc_do_custom_heading" >sezerergor@gmail.com</h6></div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-9 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Son zamanlarda, artış eğilimine giren boşanma kavramı, hem eşlerde hem de çocuklarda büyük ruhsal sıkıntılara neden olmaktadır. Toplum, boşanmayı anormal bir durum gibi algılamakta ve ne yazık ki, yaşanılamayacak hale gelmiş bir evliliğin, boşanmayla bitirilmesine karşı tavır almaktadır.</p>
<p>Oysa, günümüzde birçok evlilik, toplumsal yargı ve eleştirelere maruz kalmamak için; “Kol kırılır, yen içinde kalır” deyiminden yola çıkarak, yaşanan mutsuzluklarını ört bas ederek ya da, yok sayarak kendi dünyalarında yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Böylelikle, birbirlerine yabancılaşan, her geçen gün birbirlerinden biraz daha kopan çiftler, evde yarattıkları gergin ortam ve tartışmaları, mutsuzluklarıyla da, çocukları içinden çıkamayacakları kısırdöngülere itmektedirler. Çıkan her tartışma, birbirine uzak, yabancı anne- baba’dan edindiği izlenimlerle çocuk, evlilik kavramından uzaklaşmakta, kendi evliliğinde oluşacak sorunların tohumlarını atmaya başlamaktadır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12 sc_layouts_column_icons_position_left"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Boşanma, karşılıklı anlayış ve uzlaşma içinde yapılmadığında, çocuğunuzun hayatındaki en yıkıcı deneyimlerden birisi olabilir; çünkü bu dönemde, çocuğun güvenlik ve benlik gibi gelişmekte olan kavramları zarar görür. Eğer boşanmış çiftlerde öfke, sitem, gücenmişlik duyguları uzun yıllar boyunca devam ettirilirse, bu çiftlerin çocukları yetişkin olduktan sonra karşı cinsle sorunlu ilişkiler yaşamaya daha meyilli olup, kendilerinin de boşanma olasılığı diğer çocuklara oranla fazla olur.</p>
<p>Evlilik birliği içinde karşılaşılan zorluklar, yaşanan tartışmalar ve anlaşmazlıklar, evlilik ve aile ilişkilerinin devamlı bir şekilde yıpranmasına neden olmaktadır. Eşlerin birbirine yabancılaşmaya başlaması aile içerisinde gerilimlerin giderek artmasına yol açar.</p>
<p>Boşanma da, evlilik gibi çiftlerin biten ilişkilerinin sonunda aldıkları, ortak bir karar olmalıdır. “Mış” gibi yapılarak sürdürülen evliliklerdeki bireyler, ne yazık ki, stres, kaygı ve yalnızlaşma sonucunda; ileriki dönemlerinde, ciddi boyutta depresyon, kaygı bozukluğu geliştirmektedirler.</p>
<p>Uzman Psikolog / Hipnoterapist</p>
<p>Sezer Ergör (Cülcüloğlu)</p>
<p>İletişim: 07766077155</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div></div></div></div></div>
</div><p>The post <a href="https://psychoteraphy.com/bosan-ma/">Boşan/ma</a> first appeared on <a href="https://psychoteraphy.com">Beautiful Minds</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
